top of page

Deneme: İnsanların Yüzündeki Çizgilerden Tanınmak


Fotoğraf: Leroy Skalstad / Instagram: @leroy_skalstad

Bu hayatta bazı şeylere nasıl başlarsan öyle gider. Kime nasıl dokunacağını iyi bileceksin. Parmaklarının ucunda tutturduğun bu ritim, senin elinin nasıl alıştığına bağlı biraz da. Yani dokunduğun yere dikkat etmeli, yerine göre kibar, yerine göre kararlı davranmalısın. Çünkü yaşadığın en ufak kararsızlık seni farkına varamadan keşkelerle dolu bir çukurun içine sürükleyecektir. O çukurun içinden çıkmak yıllarını alacak ve çıktığında ardında bıraktığın, keşkelerle uğraşmaktan boşa geçmiş bir ömür olacaktır. Çünkü nasıl başlarsan öyle gider bazı şeyler bu hayatta ve bu durumun, senin keşkelerin de farkında…

Kime nasıl davranıyorsan bir ömür öyle tanınacaksın. İnsanın yüz çizgileri yaşlandıkça sık kullandığı mimiklere göre şekil alırmış. Yani seni güldürenlerle ağlatanları iyi seçmelisin.

Çünkü kimi yakınında tutarsan, bir ömür onu taşıyacaksın yüzündeki çizgilerde...

Hatta seni yüzünde bir ömür taşıyabilecek insanlar bulacaksın kendine. Yeri geldiğinde gönül rahatlığıyla “Ben insanları yüzündeki çizgilerden tanırım” diyebileceksin. Belki miladın çoktan dolacak ama kibar bir çizgi olarak nefes almaya devam edeceksin insanların yüzünde.

“Yaşanmışlık” dediğimiz, her insanda farklı gerçekleşmiş hikayeler bütünüdür. Bu hikayeler elbet bir noktada çatışır. Kiminin ortak paydası pişmanlıktır, kiminin cesarettir, kiminin korku, kimininse üzüntüdür. Her yaşanmışlık her duygu, yüzümüzde yıllarca taşıyacağımız amansız izler bırakmaktadır. İnsanlar birbirlerini hikayelerinden tanır. Kimin hikayesi ortaksa o kişi diğerinde kendinden bir parça bulur. İşte o en iyi arkadaş, en iyi sevgili olmaya en büyük adaydır. İşte bu yüzden ters düştüğümüz insanlarla bir araya gelmemiz pek olası değildir. Sizin üzüldüğünüz yerde o seviniyorsa, hayat artık size bir araya gelecek bir hikâye bırakmamıştır. Açın halinden tokun anladığı ne zaman görülmüştür? Aşığın halinden taş kalpli biri anlar mı hiç? Hastanın derdine hastalığı en iyi bilen derman olur. Omuzlarınızdaki yükün ağırlığını, kendinden başka hiçbir yükü sırtlamamış kimse bilebilir mi? Sizin üzüldüğünüz bir günde, sevinen bir kimse acınıza ne kadar ortak olur? Yağmurlu bir günde sırılsıklam ıslanmanın nasıl olduğunu başka coğrafyada güneşten yanana anlatabilir misiniz?

Bu gezegene ilk adımı attığımız günden bu yana ortak kederlerde, ortak acıların altında birleşmiştir tüm insanlık. Yalnızca maviye tutkun olanlar sahilde buluşmuş, yeşile hasret kalanlar ormanlarda yürüyüşe çıkmış, yalnızca özleyenler mezarlıkları ziyaret etmiş ve yaşadığını herkesten saklamak isteyenler, buruşmuş sayfalarda birbirlerini bulmuşlardır.

Seninle ortak amaçlarda, notalarını kendim özenle dizdiğim bir şarkı eşliğinde, nemli bir havada, tatlı esen rüzgârın saçlarımızı okşadığı, gün batımının gökyüzünü turuncuya boyadığı bir manzaranın altında bir araya gelip, dans etmek istiyorum.

Her şey o kadar umurumuzda olmasın ki, o günden sonra yalnızca gülüşünün kırışıklıkları işlesin yüzüne. Sana bakan hayal etsin o dönülmez akşamın emsalsiz ihtişamını.

Aynı sevinçlerde, aynı hüzünlerde, aynı hikâyede buluşalım. Çok mu büyük isteklerde bulundum? Yüzümde hasretin izleri kalacaksa şayet, senin güzel yüzünde de olsun o izler. Kısacası en kötü hikâyeyi yaşamaya bile hazırım bile isteye.


Ayrılık kaçınılmazsa, seninle ayrı kalacaksak da aynı yolu gözleyelim isterim...

52 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Anı: Bank

Comments


bottom of page